ÖNEMLİ BİR HASTALIKLA KARŞILAŞAN mÜŞTERİMİZ F.gÜRbÜz yIlmaz'In arI ÜRÜNLERİYLE İLGİLİ UZUN VE KAPSAMLI DENEYİM VE TANIKLIKLARI:
Merhaba Hocam,
Hastalığımın seyri hakkında bilgi vermek istedim. Başlangıcından şimdiye kadarki durum:
KURULUK ve mukozada yara oluşumu. -Halsizlik,yürüme zorluğu, görme eksikliği ve görme alanı darlığı, (Bu benim bulduğum isim) konuşma zorluğu, söylenilenleri anlayamama. Yutma zorluğu, sırt-omurga ağrısı, kalça kuşağı ağrısı, ense sertliği. Çene eklemlerinde sık sık görülen ağrı ve kramp. Ayrıca çene eklemlerinde gözle görülür şişkinlik.Yüz şeklinde değişiklik. Ayaklarda ve bacaklarda sık görülen kramp. Ayak bileklerinde şişkinlik ve ağrı. Boyun kaslarında ağrılı kramp.
İlk başladığında, ani tansiyon yükselmesi. 8-9 arası küçük, 20-24, evet abartısız, 20- 24 arası büyük tansiyon. (Yalnız bu çok sık görülen bir yükseklik değil.) 110-127’den aşağı düşmeyen şeker. Zaman zaman yükselen ateş. 38-39. Bacaklarda yorgunluk, halsizlik hissi. Görme eksikliği, İşitme kaybı, denge kaybı. Ayakta duramamak, uzanıp, yüksekten bir şey almaya kalkınca elektrik çarpmış hissi uyandıran bir sarsıntı. Ve vücutta önemli ölçüde ısı kaybı. Yani yaz-kış üşüme hissi.
Gözlerde şiddetli kaşınma. Ağız çevresinde şiddetli kaşınma. Balık pulu gibi deri soyulması. Tırnaklarda kireçlenme ve tırnak kenarlarında kaşınmayla gelen sertleşme ve pul pul deri soyulması.
Ellerde:
Parmaklarda, bileklerde eklem ağrısı, hafif şişkinlik. Ağrılı kramp gelmesi. Kollarda yorgunluk hissi. Dudaklarda:Şiddetli kaşınmayla gelen deri sertleşmesi ve deri dökülmesi.Karın şişkinliği, barsak tembelliği. Ayakta duramamak, desteksiz yürüyememek. (İskelet dengesi bozuktu)
Sese karşı duyarlı olmak. Korku ve endişe. Paranoik düşünceler.
Tıbbi tedaviye başladıktan sonra şikayetlerde azalma görüldü. Tıbbi tedaviyle birlikte kullanılan bitkiler ve ARI ÜRÜNLERİ hastalığın seyrini hayli yavaşlattı.
İLGİNÇ OLAN: Durumum, küçük şikayetler haricinde çok iyiydi.Yürüyebiliyor,alışverişe gidiyor,ev işleri yapabiliyordum. Arı Ürünlerine bir ay ara verdim. Bir-kaç gün bir şey anlaşılmadı, sonra grip oldum ve şikayetlerim geri gelmeye başladı. (Gripe yakalanmanın etkisiyle olduğunu düşündüm.) Halsizlik,kalça kuşağı ağrısı, baş ağrısı, ağız-göz kuruluğu, kaşınmalar.Ellerimde, tırnak kenarlarında kaşınmalar ve deri dökülmeleri, ağız ve burun (mukoza) yaraları gibi. Bir ay sonra yeniden ARI ÜRÜNLERİNE başladım. Şikayetlerim yokolmaya yüz tuttu. Halen bacaklarımda ve boyun kaslarında giderek azalan ağrı ve ağrılı kramplar devam ediyor.
Şimdi bir itirafta bulunmak isterim:
Kullandığım ürünleri “artritli” komşularıma tavsiye etmiştim. Hatta, bir kilo karışım ve 20 gr.Propolis hediye ettim. Neticeyi sordum, hiç faydasını görmediğini söyledi. Ne yalan söyliyeyim, biraz endişelendim. Ya yanılıyorsam. Ya gerçekten tıbbi tedavi her şeyi hallediyor da, ben yardımcı ürünlerle avunuyorsam, diye düşündüm.
İşte yukarıda izah ettiğim denemeyi kendi üzerimde bir ay sürdürdüm ve yanılmadığımı gördüm. Çünkü ürün verdiğim hasta, ürünleri birkaç gün kullanmış, sonra vaz geçmiş. Eğer devam etseydi belki de hayli mesafe katedecekti.
Selam ve saygılarımla.
ARI ÜRÜNLERİ İLE TANIŞMA SÜRECİM:
Arı Ürünleri İle Tanışmadan evvel Neler oldu, önce buradan başlamak istiyorum. Yavaş ilerleyen ağız kuruluğu, gözyaşı kuruluğu ve halsizlik günden güne ilerliyordu. Yokuş çıkmakta ve merdivende zorlanıyordum. Zaman içinde düz yolda da 500-600 mt.den fazla yürüyemez oldum. Genel bir sağlık taraması sonucu, şeker 110-125 arasında değişiyor, diyabete aday olduğum söyleniyordu. Ağız kuruluğunun sebebi şekerdi… Sıkı bir perhize tabi tutuluyordum. Perhiz ve dikkatli beslenme sonuç vermiyor. Nezle grip kapıya gelse beni bulup bulmadığını anlamıyordum. Çünkü burun akıntısı yoktu. Bu, 5-6 yıl içinde giderek ilerliyordu. Kesin bir teşhis koyulamıyordu. 1999 yılı biraz daha arttı şikayetlerim ve 200 yılı Ekim ayında Viral Grip salgını vardı. Bunun sonucu, “Ani İşitme Kaybı” salgın hastalığı idi. Ben de nasibimi aldım. Bodrum’daydım, aniden kulaklarımın kapandığını hissettim ve doğru İstanbul’a geldim. Gördüm ki hastanelerde, KBB Servislerinde yer yok. İşitme Kaybı sebebiyle serviste yatanlar… Pliklinikde muayeneye gelenler.. Muayene sonucu bana, kortizon yüklemesi yapıldı ve zorlu bir tedaviden sonra biraz düzeldi vaziyetim.
Ertesi sene, Ağustos Ayı içinde yine bir viral grip salgını. Bu salgından da nasibimi aldım. Bu sefer de erken tedavi edilmezse zatürreye çeviriyor. Anlaşılan yapılan tedavi cevap vermedi ve ben Zatüree oldum. Hem de halk arasında,” Zehirli Zatürre veya Yıldırım Zatürresi” dedikleri “AMFİZEM” 3 gün içinde ağırlaştım. Aldığım ilaçlar cevap vermemişti. Solunum yetmezliğinden hastaneye götürüldüm. Ateşimin 42 derece olduğunu, bir de rengimin yeşile çalan sarı renkte olduğunu biliyor, başka şey bilmiyordum. Meğer o yıl zatüreeden hayatını kabeden çok olmuş. Yazılı ve görüntülü basına aksettirilmeyen bu salgın hastalıktan, mucize kabili kurtuldum. Şansım yardım etti, O zaman genç bir dahiliye uzmanı olan adını anmaktan gurur duyduğum Dr.Cem Ar müdahele etti ve beni hayata döndürdü. Hayatımı bu genç doktora borçluyum. Cem doktora hayatta başarılar huzur dolu bir ömür diliyorum. Zatürreeden kurtulmuştum, ama ayağa kalkamıyordum. Yürüyemiyor, konuşamıyor, en kötüsü yemek yiyemiyordum. Halsizliğim geçmiyordu. Doktorum beni Göğüs Hastalıklarına yönlendirdi Prof.Dr.Bilun Gemicioğlu, bir seri tetkik neticesinde Astım teşhisi koydu. O da kendisini ilgilendiren yönü ile tedaviyi sürdürdü. Ben yine de fazla mesafe katedememiştim. Astım tedavisi ile hayli rahat nefes almaya başladım lakin iyileşme yoktu. Öyleyse başka branşlarda uzmanların da kontrolü gerekti. Doktor Cem Bey bu sefer Romatoloji’ye yönlendirdi. Prof.Dr.İzzet Fresko, bir seri tetkik ve tahlil neticesi Primary Sjogren Sendrom teşhisi ile tedaviye başladı. Bu arada kızım İlbilge bana araştırma yapmam için bazı internet adresleri gönderdi. (ABD’de yaşıyor.) O zaman keşke öğrenmeseydim, diye düşündüm. Orada okuduğum olaylar, hastaların şikayetleri, bir an beni umutsuzluğa götürdü.Çünkü bu bir hastalık değil, bir sendrom ve bir nevi bağdokusu hastalığı. İnternetten edindiğim bilgilerle iyileşmenin imkansız olduğunu gördüm. Lakin ümidimi hiç yitirmedim.
Oto Ümmin Sistem yıkılmış, Merkezi Santral Sinir Sistemi bozuk. Tepeden tırnağa bütün azalar hemen hemen iş göremez durumda. Yine de ümidimi hiç terk etmedim. Doktorumla (Dr.Cem Ar) irtibatımı kesmedim. Gece-gündüz telefonla aradım. Yolda seyahatte, her ihtiyacım olduğunda. O dünya tatlısı insan, hep yanımdaydı. Çok iyi bir Hemotolog, iyi bir dosttu. Bir gün hastaneye kontrole gittiğimde bana: “Sizin inatçılığınız, sizin kararlılığınız, hastalığı yenmenize yardımcı oldu. “demişti. Neden öyle dediğini hiç anlamamıştım. Çünkü o zaman hiçbir şey düşünemiyordum. Sonraları bana dostlarım, arkadaşlarım benden ümitlerini kestiklerini ve ertesi gün beni sağ görüp görmeyeceklerinden ümitleri olmadığını söylüyorlardı.
Ben, böyle üç Doktor arasında dolaşırken. Prof.Dr.Gül Öngen Hoca’ya da yönlendirildim. Gül Hoca tam vücut Tomografisi istedi. Oradan da akciğerde iki ad. nod görüldü. Bunun uzmanı da Prof.Gül Öngen. Beş altı aylık bir müşahede sonrası korkulacak şey olmadığını, bir zamanlar kullandığım sigaranın eseri olduğunu söyledi. Bütün tıbbi tetkikler ve müdaheleler devam ederken ben, bu amansız Sjogren’den nasıl kurtulacaktım? Muğla Ünv.den bir arkadaşım bana, Propolis tavsiye etti ve bir miktar Propolis gönderdi. Kahvaltıdan yarım saat önce küçük bir nohut tanesi kadar propolisi yutacaktım. Birkaç gün içinde kendimi daha zinde hissettiğimi anladım. Ve Propolise devam…
Sağ olsun dostlarım, akraba ve arkadaşlarım benimle yakından ilgileniyorlardı. Bir arkadaşım bana Çukurova Üniversitesi’nde bir hocanın, Apiterapi ile ilgili çalışmaları olduğunu ve Apiterapi ile MS tedavisi üzerine çalışmalar yapıldığından bahsetti. Prof.Dr.Osman Kaftanoğlu (şimdi, US Arizona Unv.de çalışmalarını sürdürüyor.)
Osman Hoca’nın formülünü geliştirdiği bu ürünlerden elde ettim ve kullanmaya başladım. 10 gün sonra yavaş yavaş yataktan kurtulmaya başladım. Bu elbette, -başınız ağrıyınca ağrı kesici alırsınız bir süre sonra ağrı kalmaz- kısa sürede iyileşme göstermiyor. Biraz sabır, biraz cesaret ve elbette inaç gerekli. İnanmak… İyileşeceğine inanmak… İşte düğüm noktası burada…
( Bir sonraki konumuz, Arı Ürünlerinin Sistemli ve belli bir formül ile belli ölçülerde kullanımı
anlatılacak)
FATMA G. YILMAZ
Arı sütü sayfasına dönmek için tıklayınız..
Polen sayfasına dönmek için tıklayınız..
Propolis sayfasına dönmek için tıklayınız..
Anasayfa'ya dönmek için tıklayınız..
Müşteri Temsilcimize Doğrudan Ulaşın: 0(532)3200345

